Kazıcı Bekoleder Periyodik Kontrol

Elektrookülografi, göz hareketini algılamak için bir yöntemdir ve kornea ile retina arasında var olan hiperpolarizasyonlar ve depolarizasyonlardan kaynaklanan kornea-retinal potansiyelinin kaydedilmesine dayanır; Bu genellikle bir elektrookülogram (EOG) olarak bilinir. Bu potansiyel sabit iki kutup olarak düşünülebilir. Pozitif kutbu korneada negatif kutbu ise fundustadır. Gözlerimizin iki yan tarafına yerleştirilen elektrotlar ile indüklenen voltajı hesaplayabilir böylece göz hareketlerimizi kolaylıkla sınıflandırabiliriz.

 EOG Sinyalinin Özellikleri

EOG değeri, yaklaşık DC-100 Hz frekans aralığında 50 ila 3500 μV arasında değişir. Davranışı pratik olarak ± 30 derecelik bakış açıları için doğrusaldır ve her bir göz hareketi derecesi için yaklaşık 20 μV değişir. Burada insan vücudunda ölçülen değişkenlerin (herhangi bir biyo-potansiyel) nadiren belirleyici olduğu belirtilmelidir. Tüm olası değişkenler kontrol edilse bile büyüklüğü zamana göre değişir. Bu, EOG okumasının değişkenliğinin belirlenmesi zor olan birçok faktöre bağlı olduğu anlamına gelir. Bunları örnekleyecek olursak cilt elektrot temasları, baş ve yüz hareketleri, aydınlatma koşulları ve göz kırpma. Çeşitli araştırmalar, EOG'nun göz bakışının izlenmesinde doğruluğunu ve kesinliğini göstermektedir.

 Sinyal Alma İşlemi

Gözden sinyal alma işleminde kusur oranını en aza indirmek ve mükemmele yakın bir sınıflama yapmamız için çalışma ve işleme sırasında önemli bir çaba harcanması gerekir. Ayrıca ölçüm sırasında kullanılan biyomedikal malzemeler bu işlemler için uygun koşullarda olmalıdır. Gözlerimizin yanlarına yerleştireceğimiz elektrotlar gümüş klor tipi elektrot olmalıdır. Gözlerin yanlarından sinyal alırken karşılaşacağımız en büyük problem sinyallerin çok düşük seviyede olmasıdır. Tipik olarak, bu problemden kaçınmak için bir AC yüksek kazançlı diferansiyel yükseltici (1000–5000) kullanılır. Sinyal alırken oluşan gürültüyü engellemek için ise yüksek geçişli ve alçak geçişli filtreler kullanılır. Bu filtreleri yükseltmeleri yapmadan ve yükseltmelerden sonra uygulayarak net bir sinyal elde edebiliriz. Bu yöntemin hayatımızda kullanıldığı bir çok örnek vardır. Bir örnek verecek olursak Alberta Üniversitesi'nden bir mühendis ekibi, gerçek bir insan gözünün hareketini taklit eden ilk robotik göz implantını tasarladı. Robotik göz, kalan doğal gözün hareketini algılar ve izler. Kişinin gözünün olduğu sokete monte edilmiş yapay göz küresini tahrik eden çok küçük bir motor var. Küçük motor, gözün yatay olarak döndüğü, yapay göz küresinin oyuk küresinin içine bir mil üzerinde oturur. Hareketleri, doğal göz hareketi tarafından gönderilen ve yapay gözdeki küçük bir bilgisayar yongası tarafından alınan bilgilerden kaynaklanır.